Sayın Yönetim Kurulu Başkanımız,
Yönetim Kurulu Üyelerimiz,
Geçmiş Dönem Başkanlarımız,
Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,
Disiplin, Onur ve Yüksek İstişare Kurul Üyelerimiz,
Yeni hizmet binamızın EBSO camiası dışından ilk konuk konuşmacısı, bankacılık camiasında duayen, Çok Değerli Kıymetli Misafirimiz Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Bali ve Çalışma Arkadaşları,
Basınımızın Kıymetli Temsilcileri sizleri şahsım ve Meclis Başkanlık Divanı adına saygıyla selamlıyorum, Şubat ayı Meclis Toplantımıza hoş geldiniz.
Değerli arkadaşlarım, pandemi sürecinden sonra tüm dünyayı kapsayan ve hala tam çözüme ulaşmayan global enflasyon, kırılan tedarik zincirleri, düşen PMI endeksleri, dünya ticaretinin hacmini belirleyen, lojistik göstergesi olarak kabul edilen Baltık kuru yük endeksinin eski seviyelerinden düşük seyretmesine ilave olarak, Çin'in her sektörde çok yüksek üretim gücü ve düşük maliyetlerle tüm dünyada rekabet edilemez seviyeye ulaştığının neticeleri, gelişmiş ülkelerde dahi ekonomik ve sosyal alanlarda ciddi olumsuz neticeler yaratıyor. Ticaretimizin, özellikle ihracatımızın en yüksek rakamlara ulaştığı, yabancı işçi olarak en yüksek sayıda çalışan Türk vatandaşlarımızın da bulunduğu Almanya'nın, yukarıda belirttiğim içeriklerden ciddi şekilde etkilendiğini, örnek ülke olarak sizlerle durumunu paylaşmak istiyorum. Almanya'da yaşananlar bir konjonktür krizi değil, jeoekonomik bir modelin çöküşünün ayak sesleridir. 2025 verileri artık bütün tartışmaları ve itirazları bitirdi. Almanya’nın, Ukrayna-Rusya savaşından kaynaklı Rusya ambargosu sürecinde hız verdiği, yeşil enerji kapsamında ele aldığı, güneş, rüzgar ve bunun gibi enerji projeleri maalesef istenen neticeyi vermemiş, başarısızlıkla sonuçlandığından enerji kaosuna sebep olmuş, ülke ekonomisine ciddi maliyetler yüklemeye devam etmektedir. Temel rakamlara baktığımızda, 2025’te yaklaşık 23 bin 900 şirket iflası, bu 2004’ten bu yana en yüksek seviye. Günde ortalama 65 şirket faaliyetini durduruyor. Büyük ölçekli şirket iflasları yüzde 25 artmış durumda. Yaklaşık 280 bin çalışan doğrudan etkilenmiş. Toplam ekonomik zarar 55-60 milyar euro. 400 makine üreticisi fabrika, İspanya'nın Bask Bölgesi’ne taşınmış. Sadece makine sektöründe 2025 sonunda, 2024 yılına göre yüzde 2.2 gerilediği ve 22.000 istihdamın azaldığı tespit edilmiştir.
Firma yöneticilerinin yüksek elektrik ve gaz fiyatlarıyla, “çelik dövülmez, makine üretilmez” slogan haline gelmiş durumda. Diğer sektörlerde üretim yapan fabrikalar da maliyet avantajı olan AB içindeki komşu ülkelere taşınmaktadır. Ford, Bosch, Continental gibi dev firmalar küçülürken, tedarikçiler de tek tek kapatıyor. Makro tabloya baktığımız zaman, 2023-2024 ekonomik daralma, 2025 sıfıra yakın büyüme, sanayi üretimi 2018 seviyesinin yüzde 10-12 altında, sanayi kapasite kullanım oranı yüzde 75'e düşmüş durumda. Bu tablo yüksek faiz, geçici talep düşüşü ya da küresel dalgalanma ile artık açıklanamıyor. Asıl teşhis şudur, Almanya’nın eski jeoekonomik modeli tamamen ağır ağır çökmektedir. O model neye dayanıyordu? Ucuz Rus enerjisi, Çin’e yüksek katma değerli ürünleri kapsayan yoğun rakamlı ihracatı, Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenlik şemsiyesi altında rahat küresel ticaret, AB iç pazarında sanayi üstünlüğü. Bu 4 ayak artık yok. Enerji boyutu çok kritik durumda, sanayi elektriği fiyatı ABD’ye kıyasla yaklaşık 2-3 kat daha pahalı. Enerji, artık rekabet avantajlı değil, maliyet tuzağı. Yeşil enerji dönüşü, sanayi korunmadan yapıldı. Kimya, metal, otomotiv ve cam gibi enerji yoğun sektörler çok ciddi darbe aldı. Çin faktörü artık merkezde, Çin atık müşteri değil, doğrudan rakip. Elektrikli araçlar, kimya, makine, ilaç tüm sektörlerde, ara mallarda Çin fiyat rekabeti, Almanya’nın üretim temellerinde deprem etkisi yaratıyor. Alman firmaları Çin’le ne fiyat ne de ölçek açısından rekabet edebiliyor. Özellikle ilaç ve kimya alanında Çin, Almanya’nın geleneksel üstünlüğünü hızla aşındırıyor. Avrupa Merkez Bankası faizleri bu süreci başlatmadı, sadece hızlandırdı. İnşaat ve emlak çöküşü tetikleyici oldu ama sorun çok daha derin. Bu nedenle, bu bir döngüsel kriz değildir, bu bir “Biraz sabredelim geçer” durumu da değildir. Bu, Almanya’nın sanayi merkezli küresel rolünün erimesidir. Peki, bu iş nereye gider? Almanya’nın önünde 3 seçenek var. Bir, sanayi korumalı seçici yeniden yapılanma. İki, savunma ve devlet destekli geçici ayakta kalma. Üç, kontrollü ama uzun süreli küçülme. Ancak şu net, eski Almanya geri gelmeyecek. Bu yüzden artan iflaslar bir anomali değil, yeni normalin ilk dalgasıdır. Almanya çökmüyor ama bildiğimiz Almanya artık sahneden yavaş yavaş çekiliyor. Bu durum Almanya’da çalışan Türk çalışanları çok ciddi boyutta, olumsuz işten çıkarmalar ve bunun gibi sebeplerle etkilemeye başlamış ve sayı artmaktadır.
Almanya’da yaşanan olumsuzluklar tüm Avrupa’daki ülkelerde de izlenmektedir. Bir örnek vermek istiyorum. Geleceğini çok parlak gördüğümüz, en nitelikli çip makineleri yapan, Hollanda menşeili ASML firması geçmiş yıllarda tüm dünyadan binlerce nitelikli yazılım, makine mühendisi ve endüstri mühendisi gibi mühendisleri çok yoğun miktarda istihdam eden firma, yakın tarihte tek seferde 1700 çalışanın işine son verdiğini biliyoruz. Global bir kriz yaşandığından, işten çıkarmalar tüm firmaları etkilediğinden, firmada çalışan Türk gençlerimizin, çaresizlikten ülkeye dönüş için iş aradıklarına da şahit oluyoruz. Neticede üretim, finans, ticaret ve savaşlar, bunun gibi ölçülemeyen olumsuzluklar yaşanmasına bağlı olarak, Avrupa ve dünyada işler iyi gitmediği için, her konuda öngörülemez bir dönem yaşıyoruz maalesef. Sözlerime sunuşlarla devam etmek istiyorum. Değerli arkadaşlarım, belki EBSO tarihinde ilk olan, bu ay kısa aralıklarla üç arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Aile temsilcilerini de bu son görev olan saygı duruşumuzda arzu ederlerse bulunmaları için davet etmiştim, kendileri aramızda, hoş geldiniz.
Odamızda 1999-2025 yıllarında Meclis Üyeliği, 2018-2025 yılları arasında TOBB Genel Kurul Delegeliği yapan Adil Demirelli 05.02.2026 tarihinde vefat etmiştir. Odamızda 1991-1999 tarihleri arasında Meclis Üyeliği yapan Mehmet Oray, 10.02.2026 günü vefat etmiştir.Odamızda 2005-2026 yıllarında Meclis Üyeliği, 2005-2009 yılları arasında TOBB Genel Kurul Delegeliği yapan Hakem Gülşen vefat etmiştir. EBSO camiası ve aileleriyle birlikte hepimizin başı sağ olsun. Merhum arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyoruz. Sizleri merhum arkadaşlarımız anısına saygı duruşuna davet ediyorum. Ruhları şad olsun.
Sözlerime duyurularla devam etmek istiyorum. Bu ay içerisinde gerek takım olarak gerekse bireysel bazda farklı branşlarda bizleri gururlandıran her bir sporcumuzu, her takımı tebrik ediyorum.
21-22 Şubat 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenlenen 2026 Fibonacci International Robot Olimpiyat Ege Bölgesi Şampiyonasına Bergama Dereköy Ortaokulumuz 2 takım ile katılmıştır. Kız takımı maze solving kategorisinde üçüncülük, erkek takımımız Footbot mBot League kategorisinde ikincilik derecesi elde etmişlerdir. Öğrencilerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Türkiye Odalar ve Barsalar Birliğinin 74. yılını gururla kutluyoruz. Çatı kuruluşumuz olarak ilk günden bu yana ticaretin, sanayinin, tarımın sesi olmuş, ekonomiye yön vermiştir. Geçmişten bugüne emek veren her Başkana, her üyeye teşekkür ediyoruz, daha nice başarılı yıllar diliyoruz.
Bu ay içerisinde şehit olan asker, polis ve tüm güvenlik görevlilerimize, yağmurlardan kaynaklanan sellerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyoruz. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.
H. İbrahim GÖKÇÜOĞLU
Meclis Başkanı